Please reload

Son Yazılar

Dünyanın hem en lezzetli yemeklerinin piştiği, hem de en tatlı bebeklerinin dünyaya gözlerini açtığı ülke, Çin!

18.10.2017

Sıra, dünyanın hem en lezzetli yemeklerinin piştiği, hem de en tatlı bebeklerinin dünyaya gözlerini açtığı ülke, Çin'de! Burası, ufak tefek çekik gözlü insan güruhunun muazzam bir düzen ve ahenk içerisinde yaşadığı yer. Kalabalık nüfus ve bundan kaynaklanan keşmekeşe rağmen, tüm halk kurallara uyuyor ve birbirinin yaşantısına saygı duyuyor. Böylece ortaya, kalabalığın sizi hiç rahatsız etmediği bir ülke ve halkı çıkıyor...
 

Mutfağı, Türkiye'de yediğinizden bir hayli farklı ve çok daha ağır olsa da, çok lezzetli. Tek dikkat etmeniz gereken şey ise, "ne" yediğiniz. Zira, Çin'liler, kertenkeleden yılana, her türlü hayvan ve bitkiyi yiyor. Ve bu durum, onlar için çok normal olduğundan, siz köfte yediğinizi zannederken, yediğiniz şeyin aslında salyangoz olduğuna dair sizi uyarma ihtiyacı hissetmiyorlar.

 
Şangay 

 

İstanbul'dan Şangay'a, yaklaşık 10 saatlik bir uçuşun ardından varıyorsunuz.
Biz Çin'e gittiğimizde, yaz aylarıydı. Zaman zaman havanın dayanılmaz derecede ısındığını ve camı açtığımda yüzüme sıcak hava dalgasının vurduğunu hatırlıyorum. Gelgelelim, Çin'de de, diğer Muson ülkeleri gibi, ani yağmur eksik olmuyor. Tam sıcaktan en bunaldığınız anda, gözün gözü göremeyeceği yoğunlukta, bardaktan boşanırcasına bir yağmur bastırıyor. Yine de bu yağmur uzun sürmüyor, birkaç dakika sonra ülke yine saunaya dönüyor.

 

İlk durağımız olan, Pearl TV Kulesi, dünyanın en yüksek yapılarından. 1991 yapımı Kulede, 4 farklı katta konumlanan seyir teraslarından, şehrin silüetini izliyorsunuz. Akşam saatlerinde gitmenizi, şehrin kalabalığı ve canlılığını daha iyi görebilmeniz adına tavsiye ederim.

 

Öncelikli olarak görmeniz gereken diğer bölge, Bund ise, Huang Yu ırmağının kıyısında yer alıyor ve şehrin "gözü" olarak nitelendiriliyor. Burada, sahil boyunca yürürken, bisikletliler ve envai çeşit sokak sanatçısına rastlıyorsunuz.

 

Keyifli bir akşamüstü geçirebileceğiniz, Yuyuan Old Street ise, şehrin eski merkezi. Önemi, geçmişte büyük firmaların burada bulunmasından geliyor. Küçük hediyelik eşyalar ve lokal birkaç parça almak isterseniz, doğru yer burası.

 
2. gününüzün sabahında, güne spiritüel bir başlangıç yapabilirsiniz. Cennet Tapınağı, daire şeklinde, hiç çivi kullanılmadan inşa edilmiş bir tapınak. Eski çağlarda, Cennet'in daire, Dünya'nın ise kare şeklinde olduğuna inanılıyormuş. İmparator, bu tapınağı, Tanrı ile konuşabilmek için daire şeklinde yaptırtmış. Çok güzel bir bahçesi, bu bahçede yoga yapan ve dinlenen insanları var. Tapınağın hemen yanındaki çadırda da, yeşil çay servis ediliyor.

 

Tapınağı takiben mutlaka görmenizi tavsiye edeceğim yer ise, bir açık hava marketi. Donghuamen Night Market Gerçekten Çin'de olduğunuzu hissedebileceğiniz, muazzam yerlerden. Burası, türlü Çin yemeklerini bulabileceğiniz, 15:00-22:00 arası açılan, yol boyunca yan yana birçok standın kurulu olduğu pazar alanı. Burada deneyeceklerinizin çoğu yerel tatlar. Çok da lezzetliler. Fakat başta söylediğim gibi, çöp şiş diye köpek eti yemek istemiyorsanız, hammaddesini sıkı sıkı sormanızda fayda var.


E yoruldunuz tabii... Güzel bir masajı hakettiniz. Meşhur Çin Ayak Masajı'nı yaptırmadan dönmeyin derim. Biz, masajımızı odamızda yaptırmıştık. Ufak tefek Çin'li hanımlar, istediğiniz sertlik ve süre doğrultusunda size harikulade bir masaj yapıyorlar. Otel odanızda tek başınıza kalıyorsanız, rahatlamanız ve deliksiz bir uykuya dalmanız muhtemeldir. Biz, 3 kişi kaldığımız ve sürekli birbirimize laf atıp kahkaha nöbetine girdiğimizden, pek keyfine varamamıştık.

 

 

Şangay'da geçirebileceğiniz bir 3. gününüz var ise, ne mutlu size. Çünkü görmek isteyebileceğiniz çoğu yeri görebileceksiniz demektir.  Jade Buddha Temple, (Jufo Si), oldukça klasik ve tipik bir Çin mimarisi örneği. İçeriye attığınız ilk adımda, sizi yoğun bir tütsü kokusu karşılıyor. Tapınak'ta bir yatan, bir de oturan, iki farklı Zümrüt'ten yapılmış Buddha heykeli bulunuyor.

 

Şangay'daki son günün akşamında, Nanjing Caddesi'nde vakit geçirmenizi öneririm. Burası Çin'in ünlü alışveriş caddesi. Cadde, 5.5 km uzunluğunda ve bir kısmı trafiğe kapalı. Oldukça renkli, fazlasıyla canlı bir yer. Bölgede, yüz yıllık dükkanlar ve modern mağazalar bir arada yer alıyor.

 
Seyahatin 4. gününün sabahında, meşhur Çin Seddi'ni ziyaret etmek için Pekin'e doğru yoka çıktık. 
 
*Çin'deki diğer şehirlere dair seyahat notlarına göz atmak için, harita üzerinde ilgili şehrin üzerine tıklayabilirsiniz! 
 
 
Please reload