Please reload

Son Yazılar

Amerika'da Nasıl İş Bulurum?

15.12.2017

 

Biliyorum, birçoğunuzun kafasında Türkiye'den ayrılıp Amerika'ya kapak atmak var. Bunun için de, haklı olarak, burada düzeninizi kurmanıza yetecek bir miktar paraya ve kalmanızı sağlayacak bir işe ihtiyacınız var. Durumunuz böyleyse, Amerika'da iş bulmak için izleyebileceğiniz birkaç yol var;

 

Bunlardan ilki, sizin de tahmin edebileceğiniz üzere, Türkiye'den rotasyon ile gelmek. Bunun için önünüzde birçok aday olduğunu ve sivrilmenin çok zor olduğunu biliyorum. Üstelik çoğu zaman, geri dönmemeniz ihtimaline karşın anlaşma imzalamanız gerekiyor. Fakat bunun için önerim, eğer uluslararası bir firmada çalışıyorsanız, Global HR günlerini iyi değerlendirmeniz. Uluslararası firmaların Global HR Müdürleri, senede birkaç kez Türkiye ofisine ziyaret düzenliyor. Bu ziyaretler sizin için çok önemli. Gidin, hemen kaynaşın. Niyetinizden bahsedin. Gerekiyorsa, sonrasında bir randevu ayarlayıp, bizzat kendisini Amerika ofisinde ziyaret edin. Kimse size gümüş tepside böyle bir fırsatı sunmayacaktır. Kendiniz çabalamak durumundasınız. 

 

İkinci yöntem, Amerika'da bir sertifika programı veya Master programı tamamlayıp, F1 vizesi kapsamında OPT adı verilen 6 aylık çalışma izni ile iş bulmak. Her program size bu fırsatı vermiyor. Fakat, veren bir program bulursanız ve program boyunca hocalarınız ile iyi ilişkiler içerisinde olursanız, işiniz çok kolaylaşır. Amerika'da, herşey referans. Burada, mezun dersleri veren hocaların hepsi, günlük hayatlarında farklı firmaların başındalar veya farklı firmalarda çalışıyorlar. Eğer isterlerse, size iş bulamamaları gibi bir şey söz konusu olamaz. İşe girdiniz diyelim, şimdiki amacınız, kendinizi kanıtlamak ve H1-B denilen vize kapsamında sponsorluk almak olacak. Ki, eğer sizden memnunlarsa ve işi öğrendiyseniz, çoğu zaman ne yapıp ne edip sponsor oluyorlar. Sorun, biraz da burada başlıyor, çünkü, size sponsor olunduktan sonra, günümüzde iyice zorlaştırılan bir kuraya girmeniz gerekiyor. Kurada, yaklaşık 120 bin kadar kişiye, H1-B vizesi veriliyor. Vize çıkmaz ise, en iyi senaryoda, sizi 1 seneliğine Avrupa ofisine transfer edip, bir sonraki sene L1 vizesi ile geri davet ediyorlar.

 

Üçüncü yöntem O2 vizesi. Gelgelelim, bunun için çok özel bir yeteneğiniz ve bu alandaki çalışmalarınızı sürdürmeye merakınız olmalı. Müzik, araştırma vs. alanında özel ödülleri ve başarıları olan arkadaşların bunu araştırmasında fayda var. 

 

Dördüncü yöntem ise, E1/E2 vizelerinden birini almak. Ki bunlar için belirli bir yatırım yaparak kendi işinizi kurmanız veya hali hazırda var olan bir firmaya yüklü bir yatırım yapmanız gerekiyor. Yani aradaki fark, firma sahibi olup olmamanız ve yatırdığınız miktar. Bu vizelerde de, minimum 10 Amerika'lı için istihdam yaratmak gibi koşullar var. E2 vizesi, 3 sene sonunda Green Card'a dönüşürken,  E1 vizesi, 1 sene içerisinde Green Card garantiliyor. Kötü tarafı, E1 vizesi ile varolan bir işe yatırım yaptığınız takdirde, işin yönetiliş biçimine hiçbir dahliniz olamıyor ve işin 5 sene içerisinde batması halinde, Green Card'ınız iptal, paranız da yanmış oluyor. 

 

Beşinci Yöntem tabii ki Greencard. Peki greencard'ı, yukarıdaki yöntemler olmadan nasıl alırsınız? Evlenerek. Fakat bu öyle ev arkadaşınızla evlenmekle, biriyle anlaşıp imzaları atmakla bitmiyor. Çok iyi düşünmeniz lazım. Öncelikle, çok zor bir sürece hazır olun. Sosyal medyada, Whatsapp'ta, gündelik hayatta yazdığınız çizdiğiniz her şey, attığınız her adım izleniyor. Her şeyi beraber yapmanız gerekiyor. Soruşturma günü geldiğinde de, evdeki havlunun desenine, lavabonun en son ne zaman tıkandığına ve eşinize dair yüz kızartıcı birçok detaya hakim olmanız bekleniyor. Haydi herşeyi planladınız diyelim, unutmayın ki karşınızdaki kişinin 3 senelik süreç boyunca bir şeylerden sıkılması, birine aşık olup anlaşmayı bozmak istemesi veya sizi herşeyi bozmakla tehdit etmesi çok olası. Dolayısıyla, eğer gerçekten vatandaş olan veya Greencard sahibi biriyle beraber değilseniz, evlenmenizi asla önermiyorum. Burada her gün birbirinden acıklı sınır dışı edilme hikayeleri duyuyoruz. 

 

Bilseniz İyi Olur'lar;

-Amerika'da, her eyaletin eksik olduğu veya uzmanlaştığı bir sektör var. Örneğin, mühendisseniz, California'da, pazarlamacıysanız, Doğu Yakasında daha fazla iş imkanları bulacaksınızdır. Kendi işinizi açmak niyetindeyseniz ve lüks harcamalar kapsamında bir servis sunmak niyetindeyseniz yine Batı Yakası'nda iş kurmanız daha doğru olacaktır. 

-Eğer kısa süreli veya günlük bir şeyler arıyorsanız, Monster.com, Craigslist, Jobbank, Indeed gibi sitelerden, ücretsiz olarak iş arayabilirsiniz. 

-Çok kısa ve öz bir Resume hazırlamalısınız. Kimse sizin Migros Club üyeliğinizi merak etmiyor. Klüplerin aktivitelerin altına alakasız ve anlamsız şeyleri peşpeşe sıralamayın. 

-Kervan yolda düzülür. Dolayısıyla Türkiye'de bir işiniz yok ve turist vizeniz var ise, Amerika'ya gelip şansınızı burada deneyin. Hergün yüzlerce networking event ve şirket etkinlikleri oluyor. Bunlardan, ilginizi çeken birkaç tanesini işaretleyip, yanınıza Resume'nizin bir örneğini de alıp gidin. 

 

 

İşte; Amerika'da çalışmanın belli başlı koşulları ve şartları böyle. Umarım, istediğiniz işi, en kısa zamanda bulursunuz! 

 

 

 

 

Please reload